+90 507 100 9151
bilgi@fiziktedavi.biz.tr

Ortopedik Tedaviler

Ağrı Tedavisi

Ağrı her insanın hayatı boyunca şu veya bu şekilde karşı karşıya kaldığı bir deneyimdir.Ağrı, vücudun herhangi bir yerinden kaynaklanan, organik bir nedene bağlı olan veya olmayan insanın geçmişteki tüm deneyimlerini kapsayan, hoş olmayan bir duyudur.Ağrı kliniklerinde ağrı tedavisi için kullanılan başlıca yöntemler ilaç tedavileri ve girişimsel ağrı tedavisi yöntemleridir. Kronik ağrının ele alınması ve tedavisinin anesteziyoloji içindeki gelişiminin kaynağı girişimsel ağrı tedavisi yöntemleridir. Minimal invaziv yöntemler olarak tanımlanan bu girişimler tedavisi güç ağrılarda hastayı fazla bir zahmete sokmadan kolay ve etkin bir şekilde ağrının kesilmesini sağlamaya yöneliktir. Bu yöntemlerin başlıcaları sinir blokajlarıdır. Vücutta çeşitli tipte sinir lifleri bulunur. Bazı sinirler kasların hareketinden sorumluyken bazıları duyulardan bazıları ise ağrı iletiminden sorumludur. Ağrı hekiminin ilgi alanı bu ağrı sinirleridir. Örneğin, yüzde çok şiddetli elektrik çakması tarzında ağrı şikayetiyle kendini gösteren trigeminal nevraljide trigeminal sinire uygulanan blok işlemleri ile ağrının uzun süreli olarak (3-8 sene arası) ortadan kalkması sağlanır. Benzer şekilde bel ve boyun kireçlenmesine bağlı ağrılarda kireçlenen eklemlerin sinirlerine uygulanan blokla ağrı giderilir. Toplumda sık görülen bel ve boyun fıtıklarında uygulanan çeşitli enjeksiyonlar veya omurlar arasındaki diske uygulanan yöntemlerle fıtığın gerilemesi ve ağrının ortadan kalkması sağlanabilir.Bu girişimsel yöntemler yaklaşık 30'45 dakika sürer, lokal (bölgesel) anestezi altında ve hasta hafif uyutularak (sedasyon) uygulanır. Bu nedenle hastalar ağrı ya da başka bir rahatsızlık hissetmezler. Enfeksiyondan korunmak amacıyla tüm işlemler, steril ameliyathane koşullarında ve tek kullanımlık malzeme ile yapılır. Girişimsel ağrı tedavisinde uygulanan yöntemlerin tümü görüntüleme yöntemlerinin kılavuzluğunda gerçekleştirilir.

Manuel Tedavi

Vücudumuzda hareket sistemi elemanlarından kas, bağ ve eklem bölümlerinin etkilenmesiyle ortaya çıkan ağrı ve fonksiyon kayıplarının özel tekniklerle ( mobilizasyon ve manüplasyon teknikleri ) tedavi edilmesi yöntemine ‘’manuel terapi ‘’ yöntemi denir.Manuel Terapi bu konuda özel eğitim almış uzman kişiler tarafından yapılan ve özel birtakım teknikleri içeren vücudun biomekaniklerini kullanan ve insanın doğal hareket etme yeteneğinden referans alan bir fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamasıdır.Manuel Terapist hasta şikayetlerinden yola çıkarak eklem ve çevresindeki anatomik yapıları birtakım özel testlerle kontrol eder ve eklem ve çevresi dokulardaki ağrı oluşturan mekanizmaları ortaya çıkarır.Manuel terapist tedavi yöntemlerini uygularken hem vücudun ortaya çıkardığı güç mekanizmalarını kullanır hem de ellerini kullanır. Yani dışardan bir ilaç, cihaz veya elektriksel yöntem kullanmaz. Çünkü sorun zaten vücudumuzun patolojik hareketleri neticesinde açığa çıkan ağrı ile ilgilidir. Bu referansla yola çıkıldığında bozukluğu düzelttiğimizde vücudumuz zaten doğal ağrısız hareket etme mekanizmalarını kullanacaktır. Aynı zamanda manuel terapi yöntemleri ile sorun ortaya konmakla birlikte kişinin yaşam tarzını da düzenleyerek ağrının tekrarlamaması konusunda da hastaya eğitici bir rol üstlenecektir.

Bel-Boyun Fıtığı Tedavisi

Belde yer alan vücudun temel iskelet yapısını (omurga - columna vertebralis) oluşturan omur denen kemik yapıların (vertebra) arasında destek görevi yapan, hareketlerde sürtünmeyi en aza indiren diskal yapı zamanla dejenere olabileceği gibi, ters hareket, ağır kaldırma ve benzeri nedenlerle yerinden oynayabilir. Her iki omur arasından çıkarak özellikle bacaklara doğru ilerleyen sinirler bu diskal yapının yer değiştirmesi nedeni ile baskı altında kalabilirler. Sonuç olarak bacaklarda ağrı, uyuşma, kuvvetsizlik gibi problemler oluşabilir. İleri evre hastalıkta ani idrar kaçırma problemleri dahi oluşabilir.Tanı ve tedavide esas olan klinik muayenedir. Klinik muayene bulgularının desteklenmesi ve ayırıcı tanı için MR görüntüleme en önemli tanı aracıdır. Bacakta ve ayakta güç kaybı gelişen vakalarda hastalığın gidişatını değerlendirmede EMG yardımcı olur.Bel fıtıklarının %80-85'i Fizik Tedavi ve egzersiz uygulamaları ile düzelebilmektedir. Fizik Tedavide yüzeyel ve derin ısıtıcılarla kan akımının artması ve iyileşmenin hızlanması sağlanır. Ağrı kesici ve kas güçlendirici elektrik akımları ile hastanın ağrısı kesilir ve zayıflamış kaslar güçlendirilir. Traksiyon denilen elektrikli bel çekme sistemleri ile bel vücut ağırlığı oranlarında çekilerek omurga aralıklarının açılması, fıtığın küçülmesi ve sinir basısının azalması sağlanır. Fizyoterapist eşliğinde yapılan egzersizlerle de beli destekleyen kaslar güçlendirlerek belin stabilitesi arttırılır. Uygulanacak diyet programı ile kilonun azaltılması da bele binen yükü azaltacağından şikayetlerin gerilemesini sağlar.Bel fıtıklarının sadece %2-5' inde cerrahi girişim gerektirir. Cerrahi girişimde en önemli endikasyon(gereklilik) bacakta ve ayakta kuvvet kaybının görülmesidir. Bu durumda cerrahi girişimle sinire bası yapan disk parçası çıkartılır veya sinirin geçtiği kemik kanal genişletilir.Bir diğer cerrahi gereklilik ise 6 haftalık konservatif tedavilere cevap vermeyen ve yaşam kalitesini bozan ağrılardır.Lomber disk cerrahisinde açık cerrahinin yanında kliniğe ve radyolojik bulgulara göre nükleoplasti, mikroskobik ya da endoskopik cerrahi uygulanabilir.

Kireçlenmeler

Tıp dilinde dejeneratif eklem hastalığı, dejeneratif artrit ya da osteoartrit (OA) olarak adlandırılan kireçlenme, eklemlerin en sık görülen kronik rahatsızlığıdır. Kireçlenme, her eklemi etkileyebilir ancak çoğunlukla diz, kalça, bel, boyun, başparmak ve diğer parmakların küçük eklemleri ve baş parmağın taban ekleminde görülür.Kireçlenme her yaştan insanda görülebilmekle birlikte 65 yaş üstü insanlarda daha sıktır. Yaygın risk faktörleri; artan yaş, obezite, önceki eklem yaralanması, eklemlerin aşırı kullanımı, zayıf uyluk kasları ve genetik yatkınlığı içerir. İki erişkinden birinde yaşamları boyunca diz kireçlenmesi ile ilgili belirtiler gözlemlenir. Dört erişkinden birinde 85 yaşına kadar kalça ekleminde kireçlenme bulguları gelişir. 60 yaş ve üzeri 12 kişiden 1'inde el eklemlerinde osteoartrit vardır. Boyun kireçlenmesi ise daha nadir rastlanan bir durumdur.Kireçlenmenin tam iyileşme sağlayan kesin bir tedavisi yoktur ancak belirtileri yönetmek için farklı seçenekler mevcuttur. Doktorlar, eklemlerdeki ağrı ve iltihabi durum için ilaç reçete eder. Fizik tedavi ile belirtilerin hafiflemesi sağlanabilir. Bazı hastalarda cerrahi işlem gerekebilir. Eklem içi ilaç enjeksiyonları da tercih edilen tedavi yöntemleri arasında bulunur. Hastalığın uzun vadeli yönetimi çeşitli faktörleri içerir.

Kırık Tedavisi

Kırık hemen daima ağrı ile birlikte olduğu için ve kırıklı bölgenin fonksiyonları kaybolduğu için, insanlar acil olarak doktora müracaat ederler. Fakat bazen insanlar, kırık bacakları üzerinde yürüyebilir veya kırık kollarını kullanabilirler. Dolayısıyla el ve ayakların kullanılır olması, kırığın varlığını ekarte ettirmez.Eğer kendinizde bir kırıktan şüphe duyuyorsanız, hemen bir doktora başvurmalısınız. Doktor sizi muayene ettikten ve filimlerinizi inceledikten sonra uygun tedaviyi belirler. Kırıklı bölgenin hemen hareketsiz hale getirilmesi gerekir. Çünkü kırık parçaların hareketi damarlarda, sinirlerde ve etraftaki diğer yumuşak dokularda ilave hasarlar yapar. Eğer açık bir yara varsa, bu yaranın da temiz bir şekilde örtülmesi faydalı olur. Kırık tedavisinde esas prensip, kırık parçalarını uygun duruma getirmek (redüksiyon) ve bu durumda kaynayıncaya kadar kemiği hareketsiz tutmaktır. Kemik parçaları birbirine yeni yapılan kemik dokusu ile bağlanır. Böylece kırık kaynamış ve anatomik bütünlük sağlamış olur. Kırığın redüksiyonu ve hareketsiz tutulması için ameliyat gerekebilir.

Egzersiz

Evde Fizik Tedavi Hareketleri, hareket zorluğu çeken ya da belli bir yaşın üzerine çıkan hastaların yaşam alanlarında iyileşmesini amaçlar. Hastanın koşullarına göre belirlenen bir tedavi yöntemi ile gerçekleşen evde fizik tedavi, kısa sürede çok olumlu sonuçlar verir.Fizik Tedavi Merkezimiz, uzman ve tecrübeli fizyoterapistleri ile olumsuzluk doğurabilecek tüm etkenleri bertaraf ederek fizik tedavi hizmetini evinize getirmektedir.Ev ortamında gerçekleşen fizik tedavi uygulamaları ile hasta, hastaneye gitme zorunluluğundan kurtulmaktadır. Özellikle İstanbul ve Bursa gibi büyük şehirlerde hastaneden randevu almak ve hastaneye ulaşmak ciddi bir sorundur. Özel araçla bile pek çok zahmete katlanmanız gerekmektedir. Evde fizik tedavi ile hasta hiçbir zorluğa katlanmadan tedavi edilmekte, belirlenen programın sonunda sağlığına kavuşabilmektedir. Bu uygulama çeşidi, aynı zamanda tedavi sürecini kısaltmaktadır. Çünkü hasta, sağlık tesisine giderken yapmak zorunda kalacağı fiziksel aktiviteyi iyileşmesi için yapmaktadır.

Bantlama Tedavisi

Ağrı tedavisinde yeni fizik tedavi yöntemlerinden biri olan kinesio-tape (bantlama) ile doktorunuzun ve fizyoterapistinizin tedavi edici eli sürekli üzerinizde… Son 2010 Dünya Kupası karşılaşmaları sırasında çoğu futbolcuya da uygulanan bu renkli ve sihirli bantlar, kas ağrılarından vücuttaki ödem ve migrene kadar pek çok soruna yan etkisi olmayan çözümler sunmaktadır.%100 Acril’den oluşan kinesio-tape, hafif, yapışkan, elastik özelliğe sahip olması ve derinin özelliklerini taşıması nedeniyle diğer bantlardan farklıdır. Günlerce problemsiz kullanılabilir ve uygulandığında vücut ısısı ile aktive olur. Deri ile bütünleşerek deri altındaki yapıları desteklemektedir, cildi yukarı kaldırıp deri ile kasların arasındaki boşluğu arttırmakta ve böylece kasların esnekliği sağlanmaktadır. Özellikle sabah yorgunluğu, halsizlik ve yaygın ağrıyla seyreden kas romatizmalarında çok faydalıdır; kasların aşırı kasılmasını ve gerilmesini azaltır. Kan ve lenf dolaşımını arttırır ve ödemi azaltır. Kaslarda zayıflama varsa, eklemlere destek verir. Aynı zamanda ağrıyı azaltan bazı maddelerin kana salınımına neden olarak ilaç kullanımını azaltır.Bu yöntemde bantlar, vücudun kendi dinamiklerini ve kendini iyileştirme gücünü harekete geçirerek başarıya ulaştırır. Zaman harcatan masajlara ihtiyaç duyulmaz. Tedavi amaçlı egzersizleri büyük ölçüde kolaylaştırır ve böylece daha çabuk başarıya erişilir. Hiçbir şekilde kişinin hareketini engellememektedir. Vücuda herhangi bir ilaç verilmediğinden son derece güvenlidir. Çocuklara da uygulanabilen bu bantlar ileri yaş dahil tüm yaş gruplarında güvenle kullanılabilir. Bu bantlar mavi, kırmızı ve ten rengi olarak mevcuttur ve su geçirmeme özelliğine sahiptir.

İsteğinizi Belirtin